|
Ahkaf Suresi 14
Ulâike ashâbul cenneti hâlidîne fîhâ, cezâen bimâ kânû yamelûn(yamelûne).
1. ulâike : işte onlar
2. ashâbu el cenneti : cennet halkı
3. hâlidîne : ebedî olanlar
4. fî-hâ : orada
5. cezâen : karşılık olarak
6. bi-mâ : şeylere
7. kânû : oldular
8. ya`melûne : yapıyorlar
İmam İskender Ali Mihr : İşte onlar cennet ehlidirler. Orada ebedî kalacak olanlardır, yapmış olduklarının karşılığı (mükâfatı) olarak.
Diyanet İşleri : Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlardır cennet ehli, ebedî kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.
Adem Uğur : Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Ahmed Hulusi : İşte onlar Cennet Ashabı`dır. . . Yaptıklarının cezası olarak onda sonsuza dek yaşarlar!
Ahmet Tekin : İşte onlar Cennet ehlidirler. İşlemeye devam ettikleri devamlı, amaçla örtüşen niyete dayalı bilinçli amellerinin mükâfatı olarak orada ebedî yaşarlar.
Ahmet Varol : İşte onlar cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Ali Bulaç : İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
Ali Fikri Yavuz : Onlar cennetliktirler. İşledikleri amellere mükâfat olarak orada ebedi kalacaklardır.
Bekir Sadak : Iste onlar, cennetliklerdir; islediklerine karsilik olarak, icinde temelli kalacaklardir.
Celal Yıldırım : İşte bunlar Cennet ehlidirler, yapageldiklerine karşılık orada ebedîdirler.
Diyanet İşleri (eski) : İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
Diyanet Vakfi : Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Edip Yüksel : Onlar cennet halkıdır; yapmış olduklarına karşılık olarak orada ebedi kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar Eshabı Cennettir, işledikleri amellere mükâfâten orada ebedî kalacaklardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar, cennetliktirler, yaptıklarına mükafat olarak sonsuza dek orada kalacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İşte onlar cennetlikdirler, yaptıklarına karşılık orada ebedi olarak kalacaklardır.
Fizilal-il Kuran : İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarına karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.
Gültekin Onan : İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
Hasan Basri Çantay : Onlar cennetin yaranıdırlar. İşlemekde oldukları (iyi amel ve hareketleri) ne mükâfat olmak üzere orada ebedî kalıcıdırlar onlar.
Hayrat Neşriyat : İşte onlar, Cennet ehlidirler; yapmakta olduklarına (Allahın lütfundan) bir karşılık olarak, orada ebediyen kalıcıdırlar.
İbni Kesir : İşte onlar, cennet ehlidirler. İşlediklerine karşılık olarak orada temelli kalacaklardır.
Muhammed Esed : onlar yaptıkları her şeyin bir ödülü olarak hep orada kalacak cennetliklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen : İşte onlar cennet sahipleridir. İşler olmuş oldukları şeylere bir mükâfaat olmak üzere orada ebedîyyen kalıcılardır.
Ömer Öngüt : Onlar cennet ehlidirler. Yaptıklarına karşılık olmak üzere orada ebedî kalacaklardır.
Şaban Piriş : Onlar, cennet halkı olup, yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalacaklardır.
Suat Yıldırım : Onlar cennetlik olup, yaptıkları güzel işlere karşılık olarak ebedî kalmak üzere o cennetlere girerler.
Süleyman Ateş : Onlar cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.
Tefhim-ul Kuran : İşte onlar, cennet halkıdır; yapmakta olduklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.
Ümit Şimşek : Onlar Cennet ehlidirler; yaptıklarına karşılık ebediyen orada kalacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Cennet halkıdır onlar. Yapıp ettiklerine karşılık olarak sürekli kalacaklardır orada.
|